Depremzede sağlık çalışanı ailesini güvenli yere bırakıp yardımına koştu

Depreme ailesiyle evinde yakalanan Karcı, eşiyle çocuklarını bir araya toplayarak sarsıntının durmasını bekledi.

Sarsıntı durduktan sonra eşiyle çocuklarını güvenli bir yere götüren Karcı, ardından kendisine ihtiyaç olabileceğini düşünerek işinin başına döndü.

Karcı, AA muhabirine, deprem anında üzerlerine dolabın yıkılmasıyla uyandıklarını söyledi.

Dört çocuğu bulunduğunu belirten Karcı, “Hangisine koşabilirim, hangisini alabilirim’ diye düşünürken kendimi buldum. Hepsini bir araya getirip yatağımın üzerinde topladım. Çocuklarıma dedim ki, ‘Şehadet getirelim, üzerimize duvarlar yıkılabilir, gözlerinizi kapatın ve güzel şeyler düşünün’. Çünkü o anda her şeyin bittiğini düşündüm.” dedi.

Karcı, sarsıntıların durmasıyla evden çıkıp araçlarıyla güvenli bir yere gittiklerini anlatarak, “Eşime dedim ki benim 112’ye gitmem lazım. Biz yaşıyoruz, çocuklarımız sağlıklı çok şükür ama bana ihtiyacı olan birileri var bir yerlerde. Sağ olsun, o da destek oldu.” ifadesini kullandı.

Ardından İl Sağlık Müdürlüğüne gidip göreve hazırlandıklarını dile getiren Karcı, şöyle devam etti:

“Hazırlanırken kendinden geçen arkadaşlarım vardı. Birbirimize destek olduk. Herkes bulduğu ambulansa geçti, herkes hayat kurtarmaya hazırdı. Herkes ailesini bırakmıştı bir yere. Biz Azerbaycan Bulvarı’na ilk çıkışımızı yaptık. Her yer çok fazla karışıktı. Herkes gelmiş, herkes yardıma koşuyordu enkazlar için. Gücümüzün yettiği yetmediği her şeye, herkese koşmaya çalıştık. Her taşın altından, her enkazın altından çıkan çok farklı bir hikaye vardı. Kiminin annesinin ölüm haberini, kiminin kardeşinin, kiminin koca bir ailesinin haberini verdik. Allah’ım bir daha hiçbirimize bu anları yaşatmasın.”

Depremde pek çok yakınının yanı sıra 30 yıllık çocukluk arkadaşını da kaybettiğine ifade eden Karcı, şunları kaydetti:

“Arkadaşımın yıkılan evinin enkazına gittik. Elif Naz annen yanında mı diye seslendim. ‘Yanımda’ dedi. ‘Allah’a şükürler olsun yaşıyorlar’ dedim. ‘Melike’ diye seslendim, ‘Ses veremez’ dedi. ‘Neden?’ dedim, ‘Öldü’ dedi. Orada annesiyle bekliyordu. Korksun, güçsüz kalsın istemedim. Tamam teyzeciğim ben buradayım. Seni bırakmayacağım, gitmeyeceğim buradan, sana yardım çağıracağım dedim. ‘Öldü’ dediğinde çığlığı atamadım, hiç kimse ölüsünü gördüğünde içindeki çığlığı atamadı. Bir ölüm var diyemedim, çünkü yanımdaki arkadaşımın 5 ölüsü var, ona saygısızlık olur ağlamak diye.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir